Ortaokul Döneminde Öğrenci Eğitimi

0
561

Ortaokul, genelde öğrencilerin 10 yaşlarında okula başladığı, 14 yaşında mezun olunduğu, çocukların eğitimi için açılan eğitim kurumlarıdır.

Ortaokulun amacı: Öğrencinin iyi bir vatandaş, iyi bir birey olarak yetişmesi için gerekli temel bilgileri öğretmek; olumlu davranış ve alışkanlıkları kazandırmak, öğrenciyi ilgi, yetenek ve becerileri yönünde yetiştirerek hayata ve bir üst öğrenime hazırlamaktır.

Öğrenciye faydalı olabilmek için, çocuğun; zihinse/bilişsel, bedensel/fiziksel, duygusal, ruhsal gelişimini, ilgi alanlarını, yeteneklerini, becerilerini bilmekte fayda vardır.

Ortaokul 5. ve 6. Sınıflar (10. ve 11. Yaş dönemi) çocuğun son çocukluk dönemleridir. Bu dönemde öğrenciler çocuksu duygular taşırlar. Duyguları saf ve temizdir. Hemcinsleri ile arkadaş olmayı, birlikte hareket etmeyi, benzer davranışlar sergilemeyi severler.

Ortaokul 7. Ve 8. Sınıflar (12. ve 13. Yaş dönemi) çocukların ergenliğe geçiş dönemidir. Bu dönem çocuğun ergenlik dönemine girmeye başladığı bir süreçtir. Bu dönemde çocuk, ergenlik döneminin vücutta meydana getirdiği değişiklikleri kabul etmek ve duygularında meydana gelen değişikliklerle yüzleşmek durumundadır.

Bu dönemde çocukta birilerini model olarak alma, ona benzeme, onu taklit etme duygusu yoğunlaşır. Model aldığı kişi genellikle bir sanatçı (genellikle kızlar için bir şarkıcı), bir sporcu, öğretmeni veya meşhur olan biri olabilir. Model aldığı kişiyi takip eder, onu taklit etmeye ve onun gibi olmaya çalışır.

Bu dönemde çocuk beğenilmek, dikkat çekmek ister. Giyim kuşamında seçici olur. Çocuklarda özenti fazladır. Günü yaşamak isterler. Yarını fazla düşünmezler. Akıllarından çok duyguları ile hareket ederler. Karşı cinse karşı ilgi duyarlar.

Ortaokul döneminde öğrencinin üzerinde aile ve öğretmen fazla etkili değildir. Çocuklar üzerinde arkadaşlarının ve sosyal medyanın etkisi fazladır.

Yaş ilerledikçe çocuk için arkadaş grubu daha fazla önem kazanır. Çocuklar bu dönemde anne ve babalarından çok arkadaşlarını örnek alırlar. Çocuklar bu dönemde çoğunlukla ortak hareket ederler, grup kurallarına uyarlar. Aynı müzik grubunu dinlerler… aynı spora veya sanata ilgi duyarlar…

Bu dönemde çocuklara istenilen alışkanlıkları kazandırmak zordur. Bu dönemde çocuk, arkadaşlarının gündeminden ve yaşam tarzından etkilenir.

Çocuk 9 yaşına kadar anne ve babasının kişiliğini taşır, 9 yaşından sonra kendi kişiliği oluşmaya başlar. Ortaokul dönemi, çocuğun çocukluk döneminden çıkıp, kendi kişiliğinin oluşmaya başladığı bir dönemdir.

Bu döneme kadar somut düşünen çocuk, soyut düşünmeye başlar. Çocuk görmediği şeylerin de var olduğunu anlar. Dini konulara karşı hassas olur.

Ortaokulda öğrencinin daha fazla takip edilmeye, öğretmenleri ile görüşmeye, rehberlik edilmeye, değer verildiğini hissetmeye ihtiyacı vardır. Öğrencinin kimlerle arkadaşlık ettiği, arkadaşlarından nasıl etkilendiği takip edilmelidir.

Mümkünse öğrencinin en yakın arkadaşları ve arkadaşlarının ailesi ile tanışılmalı, çocuklarla ilgili bilgi paylaşımında bulunulmalıdır. Çocuğa en büyük zararı kötü arkadaş verir. Çocuğu kötü alışkanlıklardan ve davranışlardan iyi arkadaş alıkoyar.

Çocuklar duyguları ile hareket ettikleri için davranışlarının sonucunu pek düşünemezler. Çocuk kendisinden beklenmeyen hatalı davranışlarda bulunabilir. Hatalı davranışı yapan çocuğun öncelikle o davranışa neden olan durumları araştırılmalı ve çocuk dinlenmelidir.

Çocuk hata yaptığında kişiliği hedef alınarak; hakaret, aşağılama ve şiddet gösterilmemelidir. Sadece yaptığı o olay hedef alınmalıdır: “Bu yaptığını sana yakıştıramadık, bizi mahcup ettin.” Şeklinde yaklaşılmalıdır. Unutmayın hala o bir çocuktur ve çocuksu duyguların etkisindedir. Çocuk başarı gösterdiğinde şımartılmamalıdır, tebrik ve takdir edilmelidir. Yaptığı hatalar görmezlikten gelinirse çocuk hata yapmaya devam eder.

Anne ve babalar çocuklarına karşı: Aşırı koruyucu, aşırı serbest, otoriter veya ilgisiz olmamalıdır. Çocuk dinlenmeli, anlamalı, rehberlik edilmeli, çocuğun yaşı, gelişimi, duyguları ve ruhsal durumu dikkate alınmalı, çocuğun kendini ifade etmesine imkân verilmelidir. Çocukla olumlu iletişim kurmak önemlidir.

Bu dönemde anne ve babaların çocukları ile ilgili kaygıları: Başarısızlık, saygısızlık, olumsuz davranışlar ve alışkanlıklar edinmedir.

Çocukların başarılı olması için; çocuğa kitap okuma, düzenli ders çalışma, zaman çizelgesi hazırlama ve ona uyma, öğrenmeye meraklı olma, yeteneklerini geliştirme alışkanlıkları kazandırılmalıdır.

Çocuklara sadece sınavlarda başarılı olmak için değil, öğrenilen bilgileri anlamaları, düşünmeleri, bilgiden çıkarım yapmaları ve bilgiden bilgi üretmeleri öğretilmelidir. Çocuklar düşünen, araştıran, sorgulayan, fikir üreten, okuduğu metinden çıkarımlar yapan ve düşüncelerini ifade edebilen bireyler olarak yetiştirmelidir.

Uzmanlara göre başarının %20 si zekâ, %80 i etkili ve verimli çalışmaktır. Başarıda ailenin etkisi %50 dir.

Aile çocuğa ders çalışacağı uygun ortam, ihtiyaç duyulan materyal ve imkân temin etmeli ve motivasyon sağlamalıdır. Çocukta merak ve öğrenme arzusu sağlanmalı, çalışmaya teşvik edilmelidir.

Ortaokul dönemi, liselere giriş sınavının hazırlıklarının yapıldığı dönemdir. Liselere Giriş Sınavına sadece 8. Sınıfta değil, daha önceki yıllarda başlanmalıdır. Çocuğun yeteneklerine uygun, severek okuyacağı bir ortaöğretim kurumunda/lisede öğrenim görmesi önemlidir.

Çocuğa öncelikle geleceği ile ilgili olarak hayaller kurmasına, hedefler belirlemesine yardımcı olunmalıdır. Çocuğun bir hedefi olmalı, hedefe ulaşmak için gereğini yapması gerektiğini bilmelidir.

Ortaokul dönemi çocuğun gelecekte seçeceği meslekle ilgili olarak öğrenim göreceği liseyi seçme dönemidir. Çocuğun gelecek nasıl bir mesleğe sahip olması, hangi okullarda öğrenim görmesi ile ilgili konulara çoğu zaman anne ve babalar karar verir. Çocuğun yeteneğine ve ilgisine göre gelecekte hangi liseye devam etmesi ile ilgili olarak, konunun uzmanlarına da danışılarak anne, baba ve öğrenci birlikte karar vermelidir.

Çocuklara etkili ders çalışma yöntemleri öğretilmelidir. En etkili ders çalışma yöntemi: Derse hazırlıklı gitmek (o gün işlenecek konu ile ilgili olarak konu hakkında bilgi sahibi olmak), öğretmeni iyi dinlemek, not almak, anlamadığı yerleri sormak, dersi derste öğrenmek ve akşam eve gelindiğinde konuyu tekrar etme ve konu ile ilgili daha önceki sınavlarda çıkmış soruları çözmektir. Daha önceki yıllarda yapılan sınavlarda sorulan sorular çözülmelidir.

Öğrenci okuma alışkanlığı kazanmalı, okuduğunu anlama, okunan metinden çıkarım yapma, bilgileri mukayese edebilme, yeni bilgi üretebilmeyi öğrenilmelidir.

Bu dönemde çocukların yetenek ve ilgi alanlarına göre ilave eğitim alması sağlanmalıdır. Çocuğun spora, sanata, müziğe, resme ilgisi varsa; imkânlar ölçüsünde çocuğa uygun ortam hazırlanmalı ve ilave eğitim almaları sağlanmalıdır. Çocukta var olan yetenekler için ileride imkanlar sağlansa bile çocuğun yaşı ilerlediği için başarılı olması zordur.

Çocuk takip edilirse, evde yeteri kadar ilgi gösterilirse, çocuğa olumlu örnek olunursa, ailede çocuğa sağlam bir karakter kazandırılırsa çocuk okuldaki akranlarının yapacağı olumsuz davranışlardan uzak durur ve dersine olan ilgisi ve başarısı artar.

Çocuğun düzenli olarak ders çalışma alışkanlığı kazanması sağlanmalıdır. Çocuk ders çalışmadığında, “ders çalış” yerine “ders çalışman gerekmiyor mu?  “Çalışırsan daha başarılı olursun” gibi hatırlatıcı ve teşvik edici sözler söylenmelidir.

Çocuklar teknolojiyi bilen, teknolojiyi kullanabilen, ancak teknolojinin esiri olmayan bireyler olarak yetiştirilmelidir. Bu yaşlar; daha az teknoloji, daha çok kitap okuma, düşünme ve uygulamaya önem veren bir dönem olmalıdır.

Çocuğun ders çalıştığı zamanlarda zorunlu olmadıkça televizyon açılmamalıdır. Çocuklar televizyon izlemek istediklerinde hafta sonları ve tatillerde izleyebilecekleri söylenmelidir.    Anne ve baba TV izlerken çocuktan ders çalışmasını bekleyemezsiniz.   Bilgisayar ve internet kontrollü ve ihtiyacı kadar kullanılmalıdır. Şiddet içerikli veya zararlı oyunlardan uzak olunmalı. Bilinçsiz internet ve telefon kullanımı engellenmelidir.

Bilinçsiz İnternet ve akıllı telefon kullanımı; çocuklarda cinsel istismar, kandırılma, yaşına ve gelişimine uygun olmayan zararlı bilgiler edinmesine neden olur.

İlköğretim (ilkokul ve ortaokul) kalbin (duyguların) terbiye edildiği; lise aklın terbiye edildiği dönemlerdir. Ortaokul dönemi öğrenci için kalp (duygu) eğitimi dönemidir. Çocuğa sevgi, korku, üzüntü, öfke, zevk, utanma, iğrenme, şaşkınlık gibi duyguları ile baş edebilmesi öğretilmelidir.

Ailede değerler eğitimi ile bazı duygular güçlendirilir, korku, üzüntü, öfke, zevk gibi duygularla baş edebilme öğretilir. Sevgi, saygı, sorumluluk, dürüstlük, adalet, yardımlaşma, dostluk gibi değerlerin öğretildiği ve içselleştirildiği yer öncelikle ailedir. Ailede anne ve babanın olumlu rol model olmaları önemlidir. Çocuk davranışlarını ve alışkanlıklarını genellikle ailede edinir.

Çocuğun eğitiminde sadece ders başarısına odaklanılmamalı. Çocuğun güzel ahlaklı olmasına, sağlam bir karaktere sahip olmasına ve tutarlı olmasına özen gösterilmelidir. Çocuğa yaşına uygun sorumluluklar verilmelidir. Ailede konulan kurallara titizlikle uymaları sağlanmalıdır.

Bu dönemde çocukla birlikte, yaşanılan yerdeki veya çevredeki tarihi yerler, ibadethaneler ziyaret edilmeli, çocuğun gerekli bilgileri öğrenmesi sağlanmalıdır. Çocuğa iyinin ve kötünün, günahın ve sevabın ne olduğu; ergenlik döneminin sorumluluklarını öğretmek anne ve babanın sorumluluğundadır.

Ortaokul döneminden sonra çocuğa, ailede bir şeyler öğretmek, olumlu davranışlar ve alışkanlıklar kazandırmak zordur. Çocuğa olumlu davranışlar: Güzel ahlak, dürüstlük, güvenilir olmak, sevgi saygı, sorumluluk… öğretilmezse gideceği ortamda olumsuz alışkanlıklar edinmesi kaçınılmaz olur.

Hurşit EKİNCİ

Eğitim Uzmanı