Okul Başarısını Artırmak İçin Yapılabilecek çalışmalar

0
28952

Okul müdürleri, öğretmenler, öğrenciler, öğrenci velileri ve okul çalışanları okullarının başarılı olmasını isterler. Veliler öğrencilerini başarılı olarak bilinen okullarda okutmak için türlü fedakarlıklara katlanırlar. Öğretmenler çoğunlukla başarılı olarak bilinen marka olmuş okullarda çalışmayı arzu ederler.

Okulun başarısı, okuldaki yöneticilerin ve öğretmenlerin bir nevi karne notu olarak görülür. İlçedeki okulların sınavlarda almış oldukları dereceler İlçe Milli Eğiti Müdürlüğünün başarısı veya başarısızlığı olarak görülür. Başarılı okulun müdür ve öğretmenlerine başarılı personel gözüyle bakılır… Okullarda okul başarısını artırmak için değişik projeler yapılır… Okul başarısı nedir, nasıl elde edilir?

Yıllarca okulların başarı grafiklerini yükseltmek için çalışmalar yaptık: İlçe genelinde projeler hazırladık. Okul müdürlerine, öğretmenlere, öğrencilere ve velilere yönelik seminerler yaptık. Alanında uzman kişileri konuşmacı olarak getirdik. Zaman zaman okul müdürleri, öğretmenler, alanında uzman kişiler ve veliler ile okul başarısını artırmak için neler yapılabileceğimizi konuştuk, sınavlar sonrası değerlendirme toplantıları yaptık…

Eğitimle ilgili özel çalışmalarım olduğu için bu konu ile özellikle ilgilendim. Başarı grafiği yüksek olan okullarda başarıyı yükselten çalışmaları, başarı grafiği düşük okullardaki başarısızlık nedenlerini araştırdım. Okul müdürleri, öğretmenler, veliler, akademisyenler, alanında uzman kişiler ile birebir başarı ve başarısızlığın nedenlerini konuştuk. Başarılı olarak bilinen resmi ve özel okul ziyaretleri yaptık… Yapılan çalışmalar, alınan sonuçlar ve yaptığım  gözlemlerden  kendime göre sonuçlar çıkardım…

Okulun başarı grafiğini artırmak için; öğrenci başarısının artırılması çalışmaları yapılmalıdır. Öğrencinin başarısını artırmada en önemli faktörlerden biri: öğrencisi ile ilgilenen, onu takip eden, ona çalışma azmi veren…  “ilgili veli” dir.

Başarıda veya başarısızlıkta okul idaresinin, öğretmenlerin, öğrencilerin, velilerin, çevrenin…    etkisi vardır.Yıllarca ilçemize yeni atanan  öğretmenlerin bir çoğu merkezden uzak  olan köylere ve beldelere atandı. Kocaeli gibi bir ile yeni atanan bu öğretmenlerin bir çoğu, okullarını derece ile bitirmiş, KPSS den yüksek puan alarak atanmış öğretmenlerdi. Yeni atanan öğretmenlerin çoğunlukta olduğu bu okulların başarı grafikleri fazla yükselmedi. O okulların sıralamadaki yerleri fazla değişmedi.

İlçe genelinde başarılı okul olarak bilinen okulları incelediğimizde:  Bu okulların müdürleri özel seçilmiş, öğretmenleri özel seçilmiş değildi… gün oldu bu okulların müdürleri değişti, öğretmenleri değişti,  ama başarı sıralaması değişmedi. İlk sıralardaki yerlerini sürekli korudular. Çünkü bu  okulların velileri ilgili veliler idi.

Başarılı olarak bilinen bu okullardan birine tayin olan bir sınıf öğretmeni arkadaş ziyaretime gelmişti. Öğretmen arkadaşa önceki okulu ile yeni okuul arasındaki farkı sordum. Öğretmen arkadaş,  “ Müdür bey, önceden görev yapmış olduğum okuldaki arkadaşlar derslerine girip çıkıyordu, okulda fazladan bir çalışma yapılmıyordu. Okulun başarısı artsa da düşse de velinin bir tepkisi olmuyordu. Yeni okuluma geldiğimde öğretmen arkadaşların birbirleri ile yarış halinde olduklarını gördüm. Her gün etüd yapıyorlar, velilerle toplantılar yapıyorlar…  Ben de diğer öğretmen arkadaşlar gibi çalışmak, etüd yapmak zorunda kaldım. Veliler öğrencilerini sürekli takip ediyorlar, öğretmenlerle sıkı bir diyalog halindeler, yapılacak  çalışmaları birlikte planlıyorlar, birlikte öğrencinin başarısı için çalışıyorlar…” dedi.

Başarılı okulları iki kısma ayırabiliriz. Birincisi, başarı ortalaması sürekli yüksek olan okullar. İkincisi, başarı ortalaması  zaman zaman (dönemsel olarak) yükselen okullar.

Başarı grafiği yüksek olan okullar kurumsallaşmış okullardır. Okulun idarecileri, öğretmenleri ve çalışanları ne kadar değişirse değişsin başarıları hep ilk sıralardadır. Başarıdaki en büyük pay ilgili veli, öğretmenler ve okul idaresidir. Veliler genellikle kültürlü velilerdir. Evde çocuğunun başarılı olması için çalışan, çocuğuna hedef belirleyen, okumanın önemini çocuğuna anlatıp benimseten velilerdir. İlgili veliler çocuğu için her türlü fedakarlığı yapmaktan kaçınmazlar.

Başarı grafiği dönemsel olarak yükselen okullar: Çalışkan, disiplinli  ve idealist  bir okul müdürünün;  öğretmenleri, öğrencileri ve velileri motive ederek, bazen de baskı ile  elde edilen başarıdır. Ekibin dağılması ile başarı eski seviyesine düşer.

İlgili velinin çok az olduğu bölgelerde bulunan bazı okulların okul müdürlerinin, öğretmenler ve veliler ile projeler yapıp ortaklaşa çalışarak okul başarısını yükselttiklerini gördüm. Başarılarının nedenlerini araştırdığımda: Okulda kitap okuma ve değerlendirme saatlerinin yapıldığını, seviye sınıflarının yapıldığını, deneme sınavlarının yapıldığını, sınav sonrası değerlendirmelerin yapıldığını, okul idaresi, öğretmenler ve okul aile birliğinin ortaklaşa çalıştığını, zaman zaman velilerle öğretmenlerin ortak toplantılar yaptığını, sınavda başarılı olan öğrencilerin törende ödüllendirildiğini, her sınıftan ilk üçe giren öğrencilerin velileri ve öğretmenleri ile birlikte yemek yemekle ödüllendirildiklerini… öğrendim.

Başarı için önce okul müdürünün sorumluluğunu bilmesi, çalışırsa başarabileceğine inanması, başarı için çalışması, öğretmenlerini, öğrencilerini ve velilerini motive etmesi, çalışırlarsa  başarabileceklerine inandırması gerekir.

Yıllar önce ilçenin SBS (bugün TEOG) sınavlarındaki başarısını  artırmak için İlçe Kaymakamımız ile birlikte bir proje yaptık. İlköğretim okullarının  8. Sınıfında okuyan öğrencileri danışman öğretmenlerin sorumluluğuna verdik. Her bir öğretmen sorumlu olduğu öğrencileri takip edecekti. İlçe Kaymakamımız ile birlikte her iki dönemde de okulları ziyaret ettik. Her bir danışman öğretmenle tek tek konuştuk. Danışman öğretmenlere sorumluluklarındaki öğrencilerin derslerdeki durumlarını, ailevi durumlarını, çalışma ortamlarını ve başarısını artırmak için neler yaptığını sorduk…  yapılan çalışmaları takip ettik, sürekli gündemde tuttuk. Sınav sonuçları açıklandığında, ilçe olarak il birincisi olmuştuk.

Bazı sendika temsilcileri yapılan çalışmalardan, öğretmene fazla sorumluluk verilmesinden rahatsızlıklarını İlçe Kaymakamına ilettiler. Kaymakam Bey’e “ Bizi kendi halimize bırakın biz daha iyi sonuç alırız” diye ısrarcı oldular. Kaymakam Bey ertesi yıl çalışmalara katılmadı. Okul müdürleri ile yaptığımız sene başı toplantısında, okul müdürleri, “ Sorumluluğu bize verin, biz gerekli çalışmaları yapar daha iyi sonuç alırız “ dediler. Bir önceki yıl yaptığımız planlamaların aynısını yaptık. Bütün sorumlulukları okul müdürlerine verdik. SBS sınavları sonuçları açıklandı , sonuç hüsran.

Bir önceki yıl il birincisi iken o yıl sıralamada il ortalamasına doğru  gerilediğimizi gördüm. Anladım ki, amir baskısı olunca bazı insanlar daha fazla çalışıyor, baskı olmayınca fazla ilgilenmiyor. Sonuç ortada…

Okul müdürleri ile SBS sınav sonuçlarını değerlendirirken dedim ki: Devlet okulları içinde  en başarılı okulun SBS sınav ortalaması 60 puan civarında, özel okulların SBS sınav ortalaması 73 puan civarında. Aradaki farkı bana nasıl açıklarsınız. Bazı okul müdürleri özel okulların başarılı öğrencileri seçerek aldıklarını, başarının ondan kaynaklandığını söyledi. Bir özel okulun müdürüne söz hakkı verdim. Dedi ki : “ Biz ticari bir kuruluşuz, parayı veren her öğrenciyi kaydederiz. Bizim başarımızın nedeni: Biz öğretmenle bir yıllığına sözleşme yaparız, istediğimiz performansı göstermezse ertesi yıl sözleşme yapmayız. Bizde öğretmen her gün sabahtan akşama kadar okuldadır. Her gün ders bitiminden sonra etüd yaparız. Anlatılan her konu sonrası sınav yaparız. Her sorunun belirli konu karşılığı vardır. Eğer yanlışlar aynı sorularda toplanırsa öğrenci o konuyu anlamamış deriz. Aynı konuyu yeniden anlatırız…”

Öğretmenler isterlerse çok şey yapabilirler. Bursa da görev yaptığım liseye yeni atandığımda her hafta Cuma günleri ikinci teneffüste öğretmen arkadaşlarla öğretmenler odasında, geçen hafta neler yaptığımızı, gelecek hafta neler yapmak istediğimizi, okul için yapılan çalışmaları ve mevcut durumu paylaşıyordum. Benim samimi bir şekilde çalıştığımı gören öğretmen arkadaşlar yapılan çalışmaları sahiplenmeye ve katkıda bulunmaya başladılar.

Okulun temizlik sorunundan bahsedince bir öğretmen arkadaş: “ Üç kişilik bir komisyon kuralım. Bu komisyon üyeleri beklenmedik zamanlarda sınıfları ziyaret etsin, en temiz olan sınıfa 30 puan, ikinci olan sınıfa 20 puan, üçüncü olan sınıfa 10 puan versin. Birinci olan sınıfın başkanına bayrak töreninde teşekkür belgesi verelim. Yıl sonunda en fazla puan alan sınıfı Antalya gezisine götürelim” dedi. Bu fikri uyguladık. Öğrenciler kendi aralarında para toplayıp temizlik malzemeleri aldılar. Sınıflar pırıl pırıl oldu. Birinci olan sınıfa  bayrak töreninde teşekkür belgesi verdik. Alınan teşekkür belgelerini çerçeveletip sınıflarına astılar. En önemlisi: Ööğrenciler sınıflarına sahip çıkmayı ve  kirletmemeyi öğrendiler. En az beş hizmetlinin yapacağı işi öğrenciler yapmıştı. Yıl sonunda ilk üçe giren sınıfları Antalya gezisine götürdük.

Başka bir öğretmen arkadaşın önerisi ile en fazla kitap okuma ve birinci olan öğrenciyi  altın ile ödüllendirme çalışması yaptık. Bir başka öğretmen arkadaşın önerisi ile deneme sınavları, bir başka arkadaşın önerisi ile huzur evlerini ziyaret çalışması… yaptık. Sonuç, büyük bir başarı oldu.

Öğrencinin kalıcı başarısının başlangıcı ailedir. Ailede eğitimin önceliği ne kadar ise çocuğun hayatında da o eğitim kadar yer tutar. Okul öncesinde çocuğa iyi rol model olmak gerekir. Bir çocuğun öğrenim hayatındaki en önemli devresi ilkokul yıllarıdır. Bir çocuk ilkokul yıllarında ne kadar iyi bir eğitim alırsa hayatta o kadar başarılı olur.

Bir ilköğretim okulu müdürü yaşadığı bir olayı bana şöyle nakletmişti: “ İlkokul birinci sınıfa kaydolan öğrencileri rastgele iki sınıfa ayırdım. Kız ve erkek öğrencileri dengeli olarak dağıttım. Sınıfları kura sonucu iki öğretmene verdim. Öğretmenlerden biri ilgili bir öğretmendi. Diğer  öğretmen fazla ilgili biri değildi. Aradan yıllar geçti bu öğrenciler sekizinci sınıftan mezun oldular ve SBS sınavlarına girdiler. SBS sonuçlarına göre ilgisiz  öğretmenin okuttuğu öğrencilerin sınav ortalaması 300 civarında kaldı. İlgili öğretmenin  okuttuğu öğrencilerin SBS sınav ortalamaları 380 lere yaklaşmıştı.

Okul öncesi ve ilkokullarda görevli öğretmenlerin  bilgileriyle, becerileriyle, davranışları ile, öğrenciye yaklaşımı ile, bilgiyi öğretmedeki başarısı ile, örnek davranışlar sergilemesi ile… kısaca her yönü ile rol model olmaları gerekir. Bu dönemde veliler ile sıkı bir işbirliği olmalı. Veli seminerleri düzenlenmeli. Ev okulun tamamlayıcısı durumunda olmalı.

Ortaokullarda öğrenciler yetenekleri ve ilgi alanlarına göre yönlendirilmelidir.

Okul başarısını artırmak için: elimde imkan olsa, Fen Liseleri ve Sosyal Bilimler Liselerinde görev yapacak öğretmenleri; doktorasını yapmış, hiç olmazsa yüksek lisansını yapmış öğretmenlerden seçerdim. Üniversitelerin öğretmen yetiştiren bölümünde görev yapan akademisyenlerden doçent ve  yardımcı doçentlerin belirli zamanlarda az da olsa bu okullarda derslere  girmelerini sağlardım.

Anadolu Liselerini akademik eğitimin yanında spor, sanat ve müzik alanında branşlaştırırdım. Hem Anadolu lisesinde okumak hem de lisanslı sporcu olmak isteyen öğrencilerin spor alt yapısı olan Anadolu liselerinde okumalarını sağlardım. Müzikle uğraşmak isteyen Anadolu Lisesi öğrencilerine müzikle ilgili altyapı imkanını sağlardım. Tiyatro, resim gibi yeteneği olan öğrencilere derslerin yanında resim atölyeleri, tiyatro salonları gibi imkanları sağlamak isterdim.

Okul müdürlerinin maaş karşılığı derse girme zorunluluğunu kaldırır, yerine  rehberlik ve denetim görevi verir, bunu da takip ederdim.

Günümüzde okulların başarısı öğrencilerin girdiği sınavlarda aldığı sonuçlara göre ölçülmektedir. Ne kadar çok öğrenci sınavda başarılı olursa o okul başarılı olarak görülüyor. Tabi ki sınav başarısı önemlidir, ancak her şey demek değildir. Okul başarısından amacın, sadece öğrencilerin akademik başarılarının ölçüldüğü sınav başarısı olmamalıdır. Öğrencilere yetenek ve ilgi alanlarına göre eğitim de verilmelidir.

Öğretmenlerin kendilerini yenilemeleri ve bilgiyi aktarmayı bilmeleri önemlidir. Sene başı ve sene sonu için planlanan mesleki çalışma döneminde (seminer dönemi)  öğretmenlere etkili ve verimli ders anlatma çerçevesinde örnek birer ders anlattırılmalıdır. Anlatılan ders  videoya alınmalı, öğretmenlerce  yapıcı eleştiriler yapılmalıdır. Her öğretmenin kendi anlattığı dersi tekrar izlemesi ve gördüğü eksiklikleri anlatması istenmelidir.

Seminer döneminde alanında uzman kişiler okula davet edilerek, eğitimdeki yenilikler ve uygulama yöntemleri ile ilgili seminerler düzenlenmelidir. Seminer döneminde öğretmenlerin ailece kaynaşmalarını sağlamak için gezi ve piknik türü çalışmalar yapılmalıdır.

Hayatta başarılı olmak ve mutlu bir gelecek için sadece okul başarısı ve diploma yeterli değildir. Öğrenciye yaşam boyu başarılı olması için  lazım olacak her türlü bilgi, davranış, beceri, duygu ve irade eğitimi de verilmelidir.

 Hurşit EKİNCİ