Değerler Eğitimi: Temizlik

0
6147

 

Temizlik: Her türlü kir,  pislik, mikrop, bakteri, kötü söz ve davranışlardan arınmak için yapılan uygulamalar; bedenin, çevrenin, kalbin, söz ve davranışlarımızın maddi ve manevi her türlü kirlilikten arındırılmasıdır.

Kirlilik: Her türlü bakterinin, mikropların üremesine, beden ve ruh sağlığının bozulmasına, hastalıkların çoğalmasına,  huzursuzluğun ve mutsuzluğun artmasına sebep olan ortam ve davranışlardır.

Kirliliğin çeşitleri: Beden kirliliği, eşya kirliliği, çevre kirliliği, görüntü kirliliği, gürültü kirliliği, bilgi kirliliği, söz kirliliği, hava kirliliği, su kirliliği, toprak kirliliği, atık madde kirliliği, ambalaj kirliliği,  ışık kirliliği, gıda kirliliği, kazanç kirliliği, kişilik kirliliği,  radyoaktif kirlenme…

Sağlıklı yaşamanın en önemli şartı: Temizliktir. Bulaşıcı hastalıklardan kurtulmanın yolu temizlikten geçer. Sağlıklı ve mutlu bir yaşam için; insanın bedeni, elbiseleri, yaşadığı yer, kullandığı eşyalar, çevresi,  yiyecek ve içecekleri, düşüncesi, sözleri, davranışları ve kalbi temiz olmalıdır.

Kuran-ı Kerimin birçok ayetinde ve  Hz. Peygamberin birçok hadislerinde temizliğin önemi ve gerekliliği üzerinde ısrarla durulmuştur. Dinimizde temizlik, bir kısım ibadetlerin şartı olduğu gibi, sağlıklı yaşamanın da bir gereğidir. Nitekim Kuran-ı Kerimde:

 “Ey Adem oğulları! Mescide giderken, her secde edişinizde güzel elbiselerinizi giyin; yiyin, için, fakat israf etmeyin; çünkü Allah israf edenleri sevmez. “ (Araf suresi, 31)

Hz. Peygamber: “Temizlik imandandır. Temizlik imanın yarısıdır.” Buyurmuştur.

Temizlik, maddi ve manevi temizlik olmak üzere iki kısma ayrılır.

Maddi Temizlik: Gözle görülen pisliklerden kurtulmak için, su ile yapılan temizliktir. Dış temizliği de denir. Bedenin, eşyaların, çevrenin temizlenmesidir. İnsanın bedeni, kullandığı eşyalar, yaşadığı çevrenin temiz ve düzenli olması insanı sağlıklı ve mutlu kılar.Temizlik hayatın olmazsa olmazlarındandır. Nitekim Kuran-ı kerimde: “Allah, üzerinize gökten yağmur indiriyor; onunla sizi pisliklerden temizlesin, diye.” (Enfâl suresi, 11).

“Ey bürünüp sarınan, kalk ve insanları uyar. Sadece rabbini yücelt, elbiseni temizle, pislikten sakın.” (Müderris suresi, 74)

 “Kap kacak yıkamak, evi temiz tutmak, zenginliğe sebep olur.” ( Hadis-i Şerif)

Manevi temizlik: İç temizliği de denir. İç temizliği, kalbin, zihnin ve azaların her türlü kötü söz, davranış ve düşüncelerden temizlenmesidir. Kalp kötü huylardan (kin, hased, gurur, kibir, gösteriş, öfke…), azalar ( el, ayak, göz, dil, kulak…) günahlardan, düşünce  olumsuzluklardan temizlenmelidir.

İslam inancına göre yeni doğan bir çocuk tertemiz olarak doğar. Çocuk manen temizdir. Yani günahsızdır.  Her türlü kötü huy ve düşünceden uzaktır. Çocuk iyi veya kötü olan davranışlara ailesinin ve çevresinin etkisi ile yönelir. Manevi temizliğin göstergesi, güzel ahlaktır.

Allah, insanların geçmişte işlemiş oldukları günahlardan temizlenmelerini ister. Bunun için tövbe etmelerini yani yaptığı kötülüklerden dolayı pişmanlık duyup bir daha yapmamaya söz vermelerini ister. Allah, insanların tövbe etmeleri halinde günahlarından temizleneceklerini yani affedileceklerini bildirmiştir. Nitekim Kuran-ı Kerimde:

“Şüphe yok ki, Allah, tövbe edenleri de, (maddi – manevi kirlerden) temizlenenleri de sever.” (Bakara suresi, 222).

Kişisel temizlik: İnsan temizliğe önem vermeli ve bakımlı olmalıdır. Kişi haftada en az bir kez banyo yapmalı, el ve ayak tırnaklarını düzenli olarak kesmeli, ağız ve diş temizliğine dikkat etmeli, saç, sakal, kulak, burun, koltuk altı, kasık temizliğini düzenli olarak yapılmalıdır. Giyilen eşyalar temiz ve ütülü olmalı, kullanılan oda ve eşyalar düzenli ve temiz olmalıdır.

Toplum içine çıkılacağı zaman kötü koku ve görünümden uzak olunmalıdır. Hoş olmayan ağız kokusu veya benzer kokularla insanlar rahatsız edilmemelidir. Hz. Peygamber insanları rahatsız edici, hoş olmayan kokusu olanların, o kokudan uzaklaşana kadar toplum içine girmemelerini emretmiştir.

“Sarımsak yiyen, kokusu gitmeden mescidimize yaklaşmasın, insanın rahatsız olduğu şeylerden melekler de rahatsız olur.” ( Hadis-i Şerif)

İmam-ı azam kıyafeti düzgün olmayan öğrencisine maddi yardımda bulunmak ister. Öğrenci “hocam benim maddi durumum çok iyi, ben zengin bir insanım der ve maddi yardımı kabul etmez. İmam_ı azam öğrencisine “Allah kuluna vermiş olduğu nimetleri üzerinde görmek ister” der. Allah temizdir, temiz olanı sever.

Çevre kirliliği: Yaşadığımız çevre ve doğal ortamın insanlar tarafından kirletilmesi ve bozulmasıdır. Çevre kirliliği, toprak, hava ve suyun çeşitli maddelerle kirletilmesi, doğaya zarar verilmesi ve ekolojik dengenin bozulmasıdır.

Günümüzde teneffüs ettiğimiz hava, yediğimiz yiyecekler, içmiş olduğumuz sular yeteri kadar temiz değil. Ayrıca kullandığımız malzemelerin birçoğu sağlığa zararlı. Böyle bir ortamda yaşamak insan sağlığını olumsuz etkilemektedir.

Fabrika ve araçların atıkları suyu ve çevreyi kirletmektedir. Fabrika atıklarından, suya karışan kimyasal atıklar suda bulunan canlıların ölümüne ve suyun çevresindeki bitkilerin ve ağaçların kurumasına sebep olmaktadır. Denize dökülen petroller ve kimyasal atıklar ekolojik dengenin bozulmasına çevre felaketine yol açmaktadır.

Hava, su ve toprak dünyamıza hayat veren üç temel unsurdur, kirlenmemesi gerekir. Bilinçsiz ilaç ve gübre kullanımı toprağı, çevreyi ve bitkileri olumsuz etkiler. Toprak kimyasallarla ve atık maddeler ile kirletilirse sağlıklı bitki üretilemez.

Kişi ne kadar temiz olursa olsun çevresi temiz değilse sağlığı tehlikede demektir.

Çevre temizliği: Yaşadığımız cadde, sokak,  parklar, orman ve piknik alanları, deniz, göl, baraj ve ırmakların temiz kullanılması, her türlü pislik, atık ve çöplerden korunması, hava, su ve toprağın her türlü kirlenmesinin önlenmesidir.

Bizler bu çevreyi gelecek nesillerden emanet aldık. Çevre bizlere Allah’ın bir lütfu ve emanetidir.  Piknik alanlarını çöpler, gıda ambalajları ve kuru yemiş atıkları ile kirletiyoruz. Cadde, sokak ve parklarımızı sigara izmaritleri, çekirdek kabuğu, atık kâğıt ve çöplerle kirletiyoruz. Deniz, göl ve ırmakları fabrika atıkları ve kirli sularla kirletiyoruz. Havayı, bacalardan ve motorlu taşıtların egzozlarından çıkan duman ve gazlarla kirletiyoruz.

Elimde imkân olsa yediği  kuruyemişin kabuklarını etrafa atan,  gıda ambalajları ve kuruyemiş kabuklarıyla etrafı kirletenlere para cezası verirdim. Bir kişinin çekirdek yerken kabukları etrafa atmalarının nasıl bir çevre kirliliğine ve görüntü kirliliğine sebep olduğunu hepimiz biliyoruz. O kirliliği temizlemenin maliyetini düşünelim. Hele piknik alanlarındaki çimlerin arasına o kabukların gittiğini düşünelim. Temizliğinin ne kadar zor olduğunu görürüz. Hiç olmazsa yanlışı yapanları ikaz edelim. Temiz bir çevrede yaşamak… Hepimizin hakkıdır.

Sözde temizlik: Kişi konuşurken insanları rahatsız edici, küfürlü ve argolu kelimelerle konuşmamalıdır. Tatlı dilli ve güler yüzlü olmalıdır. Başkalarını rahatsız edecek şekilde yüksek sesle konuşulmamalı ve yüksek sesle müzik dinlenmemelidir.

Kalp Temizliği: İnsanın kalbinde kibir, çekememezlik, gösteriş, hırs ve benzeri kötü huyların olmaması. Kalbin kötü düşüncelerden temizlenmesi, kalpte sevgi ve iyilikten başka bir şeyin olmamasıdır.

Malda temizlik: Kazancın temiz olmasıdır. Helal kazanmak önemlidir. Haram maldan hayır yapılmaz, yapılsa da sevabı olmaz. Zekât, insanı cimrilik ve bencillik gibi kötü huylardan korur, malı temizler.

İmam-ı Gazali temizliği dört kısma ayırmıştır:

1-Su ile yapılan temizlik. Bedenin kirden, pislikten, abdestsizlikten ve  cünüplükten temizlenmesi.

2-Azaların (el, ayak, göz, kulak, dil ve ağız) olumsuz davranış ( gıybet, yalan, haram… )ve  günahlardan temizlenmesi.

3-Kalbin kötü huy ( kin, kibir, gösteriş, düşmanlık, gösteriş, çekememezlik …  )  ve sevilmeyen olumsuz düşüncelerden temizlenmesi.

4-Kalbin Allah’tan gayrısından ( başkasından ) temizlenmesi.

Temizlik alışkanlığı küçük yaşta ailede başlar. Anne ve babanın çocuklarına örnek olması ve çocuklarına güzel alışkanlıklar kazandırması gerekir. Çocuğa küçük yaştan itibaren odasını, temiz tutması, eşyalarını temiz kullanması, düzenli olması, yemekten önce ellerini, yemekten sonra ellerini ve ağzını yıkama alışkanlığı kazandırılmalıdır. Çocuğun olumsuz davranışlarda bulunmasına ve sözlerinde küfür ve argo kelimeler kullanmasına müsaade edilmemelidir. Çocuklara baskı değil, yaşantımızla örnek olup rehberlik yapmalıyız.

Faydalı olur ümidi ile bir anımı paylaşmak isterim. Bursa merkezde bir lisenin müdürü olarak görev yapıyordum. Okulun temizlik ile ilgili problemleri vardı. Konuyu öğretmen arkadaşlar ile konuştuk ve bir plan yaptık. Plana göre öğretmenlerden oluşan üç kişilik bir komisyon kurduk. Bu komisyon hafta içinde sınıfları dolaşacak ve puan verecekti. Her hafta en temiz sınıf seçilecek, seçilen sınıf için hazırlanan belge, bayrak töreninde okul müdürü tarafından okulun başkanına verilecek, sınıfın rehber öğretmenine ve öğrencilerine teşekkür edilecek, yılsonunda en fazla puan alacak sınıf Antalya gezisine götürülecekti. Programı aynen uyguladık. Öğrenciler kendi ceplerinden para toplayıp deterjan ve temizlik malzemesi aldılar. Sınıflar tertemiz oldu. Aldıkları belgeleri çerçeveletip sınıfın duvarına astılar. Camları bile sildiler. En önemlisi kirletmemeyi öğrendiler. Yılsonunda bir değil üç sınıfı birden Antalya gezisine götürdük…

Temiz olarak doğduğumuz gibi, temiz yaşamak, temiz kazanmak, temiz olarak bu dünyadan sonsuzluk âlemine gitmek ve geride temiz bir isim bırakmak dileğiyle…

Hurşit EKİNCİ