Hatice Ananın Anıları 3: Sınav Kılavuzu

0
1403

 

Hatice Ana bin bir emek ve fedakârlıkla yetiştirdiği evlatlarıyla her zaman gurur duyardı. Ve tabi onların yetiştirdiği torunlarıyla. Ben de onun on yedi torunundan birisiyim. Dört yıllık lisans ve bir yıllık tezsiz yüksek lisans eğitimim sırasında yanlarında kaldım.

Sık sık geçmişteki tecrübelerinden, rüyalarından, güzel anılarından bahseder, nasihatlerde bulunurdu. Her zaman iyilik ve doğruluğu tavsiye ederdi. Biraz geç kalsam merak eder, kalp çarpıntısıyla balkonda beni beklerdi.

Zaman zaman kuşak çatışması yaşadığımızda babamın “aman kızım sakın saygıda, hürmette kusur etme; beni kır, onları kırma” dediği aklıma gelirdi.

Canım büyükbabam sessiz, sakin, kendi halinde biriydi. Duygularını çok belli etmezdi ama bizi çok sevdiğini bilirdik. Sağlığında her gece kalkıp teheccüd namazını kılar, beş vakitte mutlaka cami cemaatine katılırdı.

Son zamanlarında Alzheimer hastalığından dolayı bazı şeyleri unutmuş olsa bile, seccadesini serip namazını kıldığı hala gözümün önünden gitmiyor. Büyükbabamın tansiyonu düşerdi, babaannemin de yükselirdi.

Bir gün okula gitmek için tam evden çıkacağım zaman babaannem tansiyonunu ölçmemi istedi. Hemen çıkmazsam otobüsü kaçıracaktım. Babamın “Allah’ın rızasının nerde olduğunu bilemezsin kızım” dediği geldi aklıma. Tamam dedim, tansiyonunu ölçtüm normal çıktı. Koşarak evden çıktım. Farklı otobüslerin geçtiği zıt istikamette iki durak vardı. Birine gittim her zaman bindiğim otobüsü kıl payı kaçırdım. Hemen koşarak diğerine gittim yine bineceğim otobüs gözümün önünden geçti gitti.

O gün de KPSS için ÖSYM bürosuna gidip sınava giriş kılavuzu alacaktım. Arkadaşlarım ancak iki buçuk üç saat sıra bekledikten sonra formu alabildiklerini söylemişlerdi. Bu yüzden o gün erkenden gidip işimi halletmek niyetindeydim. Tabi otobüsleri kaçırdığım için işimin daha da uzun süreceğini düşünürken, daha önce hiç binmediğim bir üniversite otobüsü geldi ben de bindim. En önde oturan bir kızın yanındaki boş yere oturdum. Kızın kucağında İngilizce kitaplar vardı. O dönem ben de İngilizce çalıştığım için dikkatimi çekti. Konuşmaya başladık. Meğer hemşirelik üçüncü sınıfta okuyormuş. KPSS ye giremeyeceğinden eniştesinin kendisi için aldığı formu iade etmek için gidiyormuş. O an ne kadar sevindim anlatamam. Ücretini verip formu aldım.

Babam yine haklı çıkmıştı, hep “sen Allah’a güven, Allah’ın vaadi var kızım derdi: “Bizi sevene insanları sevdiririz, bize hizmet edene insanları hizmet ettiririz. Yolumuzdan gideni ummadığı yerden rızıklandırırız”

Allah rahmet eylesin. Allah makamlarını cennet eylesin. Amin!

 

Dr. Sümeyye KULA