EĞİTİM SİSTEMİ İLE İLGİLİ FİKİR ÖNERİLERİ

0
1112

Milli Eğitim Bakanlığı’nın “ Bir milyon öğretmen, bir milyon fikir” projesi, eğitimdeki aksaklıkların giderilmesi, eksikliklerin tamamlanması, Dünyadaki eğitim sistemleri ile uyumu, evrensel değerler ile milli değerlerin harmanlanarak bize uygun bir eğitim sisteminin ortaya çıkmasında faydalı olacaktır.

Proje güzel, ancak önerilen fikirler ne kadar dikkate alınır bilmiyorum. Önerilen fikirleri incelemekle görevli kişilerin, Milli Eğitim camiasını iyi bilmesi, daha önce öğretmenlik ve yöneticilik yapmış olması, konu ile ilgili uzman olmaları önerilen fikirlerin değerini anlamalarını sağlayacaktır.

Eğitim konusunda araştırmaları ve çalışmaları olan, Milli Eğitimin çeşitli kademelerinde öğretmenlik ve yöneticilikler yapmış biri olarak bende fikirlerimi gönderdim. Yine de yazdıklarımı bu alanla uğraşanlara faydalı olur ümidi ile sizlerle paylaşıyorum. Çünkü eğitimciler olarak bizlerden bir şeyler bekleyen bu insanlara, bu millete ve  bu vatana minnet borcumuz var.

Eğitimde uygulanması gereken fikirler kısa, orta ve uzun vadeli olarak düşünülmelidir.Konuyu öğretmen, öğrenci, yönetici, müfredat, aile ve yaygın eğitim başlıkları altında anlatmayı uygun buldum.

ÖĞRETMEN

Öğretmen ne kadar nitelikli ve başarılı olursa öğrenci de o kadar kaliteli bir eğitim almış olur. Öğretmen mesleğini sevmeli, öğretmeyi ve öğrenmeyi iyi bilen, o alanında iyi yetişmiş, kendisini sürekli yenileyen, olumlu iletişim kurabilen, davranışlarıyla, yaşam tarzıyla, tutralı olmasıyla öğrenciler için rol model insan olmalıdır.

Öğretmen alımında, alanında doktora ve tezli yüksek lisans yapmış öğretmen adaylarına ek puan verilmelidir. Öğretmenlerin alanında yüksek lisans ve doktora yapmaları cazip hale getirilmelidir.

Akademisyenlerin (profesör, doçent ve araştırma görevlisi ) haftada en az iki saat istediği bir öğretim kurumunda ücretli derse girmeleri sağlanmalıdır. Bu çalışma akademisyenlerin sahada olmalarını ve bize uygun çözümler üretmelerini sağlayacaktır.

Çalışan öğretmenle, yeteri kadar çalışmayan öğretmen bir tutulmamalıdır. Başarılı öğretmenler ödüllendirilmelidir. Öğretmenlere başarılarına göre; öğretmen, uzman öğretmen ve başöğretmen gibi ünvanlar verilmelidir. Uzman ve baş öğretmenlerin ücretleri cazip olmalıdır.

Fen liseleri ve proje okulları gibi eğitim kurumlarına sınavla veya alanında doktora ve yüksek lisans yapmış öğretmenler alınmalıdır.

Öğretmenlere seminer dönemlerinde, bazı öğretmenlerin ”örnek ders” anlatmalarının sağlanması ve diğer öğretmenlerin ders anlatımı ile ilgili gördüğü eksiklikleri, güzellikleri söylemeleri, olumlu ve olumsuz eleştiriler yapmaları istenmelidir. Böylece öğretmen kendi ders anlatımındaki eksiklikleri görmüş olur.

Öğretmen ders anlatmaktan çok, öğrenci ile birlikte konuyu işlemeli, öğrenciye rehberlik etmeli. Öğretmen etkili öğrenme, etkili öğretme ve etkili olma yöntemlerini öğrenmeli, kendisini yenilemelidir. Teknolojiyi kullanmayı iyi bilmeli ve derslerde yeteri kadar uygulama ve  görsel kullanmalıdır.

Öğretmen öğrenciye bilgiden bilgi üretmeyi, bilgiye ulaşmayı, bilgiyi kullanmayı ve bilgi kaynaklarını öğretmelidir.

Alanında başarılı olamayan öğretmenler başka bir okula gönderilmeli, orada da başarısız olursa sosyal haklarına dokunulmaksızın başka görevlere atanmalıdır.

Öğretmenlerin bilgi ve tecrübelerini artırmak için yurt dışı kültür gezileri özendirilmelidir. gerekirse uçak biletleri öğretmenler için cazip hale getirilmeli, ödemede kolaylık sağlanmalı. Gezi ile ilgili rapor sunmak kaydıyla devlet gezi masraflarına katkıda bulunmalı. Araba ile yapılacak gezilere devlet desteği verilmeli. Daha önce iki satır yazı okumayan okul müdürlerinin proje kapsamındaki gezi sonrası gördüklerini anlata anlata bitiremediklerini gördüm.

ÖĞRENCİ

Çocuklarımıza, olumlu davranışlar (güzel ahlak) kazandırmaya ve değerlerimizi öğretmeye yönelik eğitime öncelik verilmelidir.

Öğrenci disiplin yönetmeliği değiştirilmelidir. Öğretmene karşı işlenen suçların cezası ağırlaştırılmalı, gerekirse öğrenci kısa süre de olsa örgün eğitimin dışına çıkarılabilmelidir.

Öğretmen kendisini sınıfta güvende hissetmeli. Öğretmen, öğrenci ve medyaya karşı korunmalı. Öğretmen ile öğrenci arasında olabilecek olumsuzlukların basında yer alması engellenmelidir. Öğretmene okulda “dokunulmazlık” verilmelidir.  Öğretmene karşı işlenilen suçlar affedilmemelidir.

Öğretmen “dersimi kazasız belasız nasıl atlatırım” düşüncesinde olmamalı, “ öğrencilerime daha fazla şeyleri nasıl öğretebilirim” düşüncesinde olmalıdır.

Fen lisesi ve proje okulları gibi sınavla öğrenci alan okulların sınavlarına, 5,6,7. Sınıflarda Türkçe, Fen Bilgisi ve Matematik derslerinden not ortalaması 70 puan ve  üzerinde notları olanlar girebilmelidir.

Notları belirli puanın altında olanlar Anadolu liselerine alınmamalı, meslek liselerine yönlendirilmelidir. Belirli puanların baraj olarak konması öğrencinin derslere daha fazla çalışmasını sağlayacaktır.

Her öğrenci liseye gitmemeli. Diploma notu belirli bir puanın altında( 50 puan ve altı) olan öğrenciler mesleki eğitim merkezlerine gitmeli. Orada ihtiyaç duyulan; su tesisatçısı, kaloriferci, demirci, kaynakçı… gibi alanlarda öğrenim görmeleri sağlanmalıdır.

Üniversiteyi kazanma ihtimali olmayan öğrencilerin lisede geçireceği zaman hem öğrenci, hem okul, hem milli servet için iyi değildir. Bunun için; toplumda “mesleklerin kazandığı paraya göre itibar görmesi” anlayışı yok edilmelidir. En iyi meslek kişinin yeteneklerine ve imkanlarına uygun, severek yapacağı meslektir anlayışı hakim kılınmalıdır.

Öğrencilere verilecek eğitimin temeli güzel ahlak olmalıdır. Güzel ahlak temelli disipline önem verilmelidir.

Öğrencilerin yeteneklerine göre yönlendirilmesi sağlanmalı. Öğrencinin dersleri haricinde yetenekleri doğrultusunda: Spor, sanat, müzik ile ilgili ilave eğitim almaları sağlanmalı. Çocukların sosyal sorumluluk projelerinde görev almaları teşvik edilmelidir. Öğrencilerin kılık kıyafet konusu önemsenmelidir.

Çocuklarımıza ihtiyacı olan, zihnen ( akademik ), bedenen (spor) ve ruhen eğitim verilmelidir.

Öğrencilerimiz, düşünen, araştıran, sorgulayan, bilgiyi elde etmesini bilen, kaliteli okuyan, kaliteli soru sorabilen, kendisini ifade edebilen, teknolojiyi kullanabilen, yetenek ve ilgi alanlarına göre eğitim almış, en az bir dil bilen bireyler olarak yetiştirilmelidir.

YÖNETİCİ

Okul müdürü seçiminde; kişinin geçmişte ne yaptığı, yönetici olması halinde neler yapacağı, projelerinin neler olduğu sorulmalı, belgelendirmesi istenmelidir.Önerilecek proje önerilerinin gerçekleşme imkanı olup olmadığı sorgulanmalıdır. Ehliyet, liyakat ve adalete önem verilmelidir.

Okul müdürlerinin, ders yerine haftada altı saat rehberlik ve denetim adı altında öğretmenlerin derslerine girmeleri sağlanmalıdır. Okul müdürünün dersine girdiği öğretmeninin ders anlatımını dinlemesi, ders sonrası uygun bir ortamda öğretmene, eksikliklerinin  ve güzel yönlerinin söylenmesi sağlanmalı. Hangi tarihte hangi saatte hangi öğretmenin dersine girdiği  kayıt altına alınmalıdır.

Okul müdürleri zaman zaman etkili öğretmenlik, etkili yönetim, proje uygulamaları… gibi güncel konularla ilgili seminerlere alınmalıdır. Eğitimdeki yenilikler konusunda öncelikle okul müdürüne gerekli eğitim verilmeli ve okul müdürü ile öğretmenlere ulaştırılmalıdır.

Denetim ve rehberlik öğretmenlerin görevlerinde daha titiz ve verimli olmalarını sağlayacaktır.

MÜFREDAT

Öğrencilere okuduğu metni anlama, metinden çıkarım yapma, bilgiyi mukayese edbilme, bilgiden bilgi üretebilme, bilgiyi kullanma öğretilmelidir. Bilginin güncellenmesi ve hayatı kolaylaştırıcı olması sağlanmalıdır.

Ders konuları güncellenmeli. Öğrencilerimize kendi tarihimiz, dilimiz, kültürümüz, bizi biz yapan değerlerimiz… öncelikli olarak öğretilmeli ve sevdirilmelidir. Öğrenciler düşünmeye ve araştırmaya teşvik edilmelidir. Eleştirel düşünce öğretilmelidir. Öğrenci ezberci değil, yaparak öğrenmeli. Sınavlarda sorulacak sorular, 50 puan anlatılan konulardan, 50 puan da öğrencinin konu ile ilgili orijinal düşünceleri olmalıdır.

Anlatılan konuların günümüze verdiği masajlar öğretilmelidir. Örneğin: Tarihte Ankara Savaşı’nı anlatırken; savaşın tarihi, yeri ve sonuçları yerine, günümüze vereceği mesajlar öncelikli olarak  öğretilmelidir. Savaşın nedenleri, savaş sonrası taht kavgaları, 40 binden fazla kardeş kanının akması, ülke savunmasının zayıflaması, fetihlerin durması, ihanetler… anlatılmalıdır.

Dünyadaki gelişmeler takip edilmeli, evrensel değerlerle milli değerler harmanlanmalıdır.

 

AİLE

Eğitimin en önemli merkezi aile olmalıdır. Aile ne kadar iyi olursa toplum da o kadar iyi olur. anne ve babaların çocuklar için olumlu modeller olması için gerekli çalışmalar yapılmalıdır. Evlenecek eşlere, evlilikte eşlerin görevleri, karşılıklı sorumlulukları, iletişim, ideal bir ailede anne ve babanın görevleri, çocukların eğitiminde anne ve babanın sorumluluklarının anlatılacağı aile eğitimi seminerleri verilmelidir.

Uzun vadede: Okullarda, içerisinde aile eğitimi,  çocuk eğitimi, değerler eğitimi, davranış eğitimi, duygu eğitimi ve irade eğitimi gibi konuların olduğu;  “Karakter Eğitimi” adı altında bir ders okutulmalıdır.

Evler çocuğun hayata hazırlandığı, olumlu davranışlar kazandığı, huzurun ve hayatın merkezi olmalıdır. Evlerde kitabın okunacağı, bilgi ve tecrübelerin paylaşılacağı, oyunla destekleneceği aile saatleri yapılması teşvik edilmelidir.

Evde çocuğa kitap okuma alışkanlığı kazandırılmalı, bilginin ve öğrenmenin önemi ve hayatımızdaki yeri anlatılmalıdır. Çocuğa okul, öğretmen ve öğrenme sevdirilmeli.

Günün ihtiyaçlarına göre anne ve babanın eğitimi; okullarda düzenlenecek seminerlerle, hazırlanacak kitaplarla, evlere gönderilecek bilgilendirme notlarıyla… yaşam boyu devam etmelidir. Özellikle annelere aile eğitimi seminerleri zorunlu olmalıdır.

Aile eğitimi seminerlerini gönüllü bütün öğretmenler verebilmeli. Bunun için formatör öğretmen yetiştirme kursları açılmalıdır. Eğitim, olumlu davranış ( güzel ahlak) ağırlıklı olmalıdır.

Okul aile birliği güçlendirilmeli. Okul kitapları okul aile birliği tarafından az bir ücret karşılığı öğrencilere verilmeli. Kitaplar yılsonunda toplanarak ertesi yıl yeniden öğrencilere verilmeli. Fakir öğrencilerden ücret alınmamalıdır.

Maddi durumu iyi olan öğrenci velilerinden her ay az bir miktar da olsa okula bağış alınmalıdır. Bu kaynak okulun ihtiyaçları ve eğitimde kaliteyi yükseltmek için kullanılmalıdır.

Okulların çok amaçlı salonlarında velilere yönelik: Aile eğitimi, çocuk eğitimi, değerler eğitimi, anne çocuk sağlığı, sağlıklı beslenme, teknoloji bağımlığı, alkol ve uyuşturucu… gibi  ihtiyaç duyulan konularda seminerler yapılmalıdır. Her velinin aile eğitimi alması sağlanmalıdır.

Tecrübelerimden biliyorum ki; seminere katılan veli  çok az olur. Ancak seminere katılan her veli için, çocuğa sosyal sorumluluk puanı adı altında puan verilirse, verilecek puanın çocuğun sınıf geçmesinde veya bir üst öğrenime gitmesinde etkisi olursa… inanın çocuklar anne ve babalarını zorla okula getirirler.

YAYGIN EĞİTİM

Eğitim, doğumla başlayıp ölümle neticelenen bir hayatı kapsamalıdır. Eğitim hayat boyu devam etmelidir. Halk Eğitim Merkezlerinin alanları, imkanları artırılmalı; gerekirse 24 saat açık tutulmalıdır.

Bünyesinde, insanların alanı ile ilgili yenilikleri öğreneceği  kurslar, araştırma yapabileceği bilgisayar sınıfları ve kütüphaneler, emeklilerin uğraş alanı olacak kurslar ve sergi salonlarının, kitap okuma salonlarının  olduğu bir yapıya dönüştürülmelidir.

Halk Eğitim Merkezleri ihtiyaç duyulan alanlarda eleman temin edebilmeli, okullarda okul idaresi ile ortak kurslar açabilmeli ve seminerler düzenleyebilmelidir.

 

Hurşit Ekinci    

Eğitim Uzmanı