GÜZEL AHLAKIN ÖNEMİ

0
54

Bir kişinin en iyi okullarda okuması, en iyi üniversiteleri derece ile bitirmesi, o kişinin hayatta başarılı olacağı anlamına gelmez. Diploma belirli kapıları açar. Ancak kişiyi başarıya götüren kişinin kendisidir.

Üniversiteyi derece ile bitiren öğrenciler üzerinde yapılan bir araştırmaya göre; öğrencilerin birçoğunun okulda gösterdikleri başarıyı iş hayatında gösteremediklerini, hayatta başarılı ve mutlu olamadıklarını ortaya koymuştur.

Öğrendiğimiz bilgi ve tecrübelerimizi hafızamıza kaydederiz. Bilgi ve tecrübelerimizi irademizle yapmaya, uygulamaya karar veririz. Kişiliğimizle/karakterimizle nasıl yapacağımızı belirleriz.

Karakteri sorunlu insanların iş ahlakında da sorunlar olur.   İş hayatının kurallarına uymaz. Önce kendi çıkarını düşünür. Nefsinin arzu ve isteklerine ulaşmak için hatalar yapar. Kendini yenilemez, geliştirmez.

Kişinin güzel karakterli olmasını öncelikle ailesinde aldığı terbiye belirler. Karakteri olumlu yönde şekillendiren; toplumca benimsenen ahlak kurallarına uymak ve yaşam biçimi haline getirmekle olur.

Her şeyin bir değeri olduğu gibi, insanın da yaşadığı toplumda bir değeri vardır. Bir kişi hakkında, “Şu insan nasıl biri?” diye sorulduğunda kastedilen; o kişinin sahip olduğu makam, mevki, statü veya maddi imkanlar değildir. O kişinin dürüstlüğü, güvenilir olup olmadığı, insanlarla ilişkileri, merhameti, yardımseverliği… kısaca ahlakının nasıl olduğu öğrenilmek istenmektedir.

Güzel ahlak, kişinin sözlerinde, işlerinde, davranışlarında, yaşam tarzında, insanlarla olan ilişkilerinde, toplumca kabul edilen olumsuz/kötü söz, davranış, iş ve yaşam tarzından uzak durması; güzel söz, iş ve güzel davranışlarda bulunması ve bunu yaşam biçimi haline getirmesidir.

Söz ve davranışlarımızdaki olumsuzluklar: Yalan söylemek, iftira etmek, alaya almak, küfretmek, kırıcı söz söylemek, gıybet etmek/kişinin arkasından onun hoşlanmayacağı şekilde konuşmak, haset/çekememezlik etmek, kıskanmak, suizanda/kişi hakkında olumsuz tahminde bulunmak; hırsızlık yapmak, zina etmek, başkasının malını gasp etmek, haksız kazanç elde etmek, haksız yere adam öldürmek, ihtikar/stokçuluk yapmak, yalan yere yemin etmek, hileli mal satmak, ölçü ve tartıda hile yapmak, anne ve babaya asi olmak, komşuları rahatsız edici davranışlarda bulunmak, emanete hıyanet etmek, alkol ve uyuşturucu madde kullanmak, başkalarının hata ve kusurlarını aramak, insanları rahatsız edici söz ve davranışlarda bulunmak…

Güzel söz ve davranışlar: Öncelikle yukarıda belirttiğimiz bütün kötü söz ve davranışları terk etmektir. “Emrolunduğun gibi dosdoğru ol…” (Hud Suresi 112. Ayet) ilahi emri gereği kişinin, sözde, işte, ticarette, yöneticilikte, adalette… hayatın her alanında dosdoğru olmasıdır. Kısaca, güzel ahlaklı olmasıdır.

Güzel ahlak, öfkesine yenik düşmemek, iradesine hâkim olmak, nefsinin arzu ve isteklerinin peşinden gitmemektir. Affedici, hoşgörülü, yumuşak huylu ve güvenilir olmaktır. Anneye, babaya, yakın akrabaya, yetimlere, yoksullara, ihtiyaç sahiplerine yardım etmektir. Sılayı rahim/ akrabaları ziyaret etmek, imkânı ölçüsünde ihtiyacı olan akrabalarına, yetimlere, yoksullara, darda kalanlara yardım etmektir, mazlumun yanında olmaktır, insanlara faydalı olmaktır…

Güzel ahlak, gururdan, kibirden/kendini beğenmişlikten, riyadan/gösterişten, hasseden/ çekememezlikten uzak durmaktır. İnsanlara faydalı olmaktır. Kendi hata ve kusurları ile uğraşmaktan başka insanların hata ve kusurlarını aramaya zaman bulamamaktır.

Güzel ahlakın olduğu bir toplumda, insanlar birbirinden emin olur. Toplumda huzur ve güven ortamı olur. İnsanlar, “Birileri kendisine zarar verir mi? Hakkını gasp eder mi?” Endişesini taşımazlar. Ruhen rahat olan insanlar sağlıklı ve huzurlu olurlar.

Kur’an-ı Kerim’de Allah (cc) peygamberi için, “Sen elbette yüce bir ahlak üzeresin.” (Kalem Suresi/4) buyurmaktadır.

Hz. Peygamber (sav), “Ben güzel ahlakı tamamlamak için gönderildim.”, “Sizin hayırlınız ahlakı güzel olanınızdır.”, “Hiçbir anne ve baba evladına güzel ahlaktan daha büyük miras bırakamaz.” “Gerçek mümin, İnsanlara eliyle ve diliyle zarar vermeyendir.”, “Mümin, kendisi için istediğini başkası için de isteyen, kendisine yapılmasını istemediği bir şeyin başkasına da yapılmasını istemeyendir.”, “Müminlerin iman bakımından en mükemmeli, ahlak bakımından en güzel olanıdır.” Buyurmaktadır.

Akademik eğitim, kişinin iyi bir vatandaş, iyi bir birey olması için ihtiyacı olan temel bilgileri ve toplumda uyulması gereken kuralları öğretir. Kişinin meslek sahibi olmasını sağlar. Akademik eğitim zihinsel ve bedensel eğitimdir. Akademik eğitim okulda verilir. Okulda ruhsal ve duygusal eğitim verilmez.

Çocuk ahlaki eğitimini çoğunlukla ailede ve yaşadığı çevrede alır. Ailenin yaşam tarazını taklit ederek öğrenir. Nezaket ve görgü kuralları/Adabı muaşeret kurallarının uygulandığı ailede yetişen çocuk ahlaki yönden eğitilmiş olur. Çocuğumuza vereceğimiz ahlaki eğitim; onun güzel söz ve davranışlarda bulunmasını, toplumca sevilmesini, takdir edilmesini ve hayatta mutlu ve başarılı olmasını sağlayacaktır.

Ahlaki eğitimin kaynağı ruhsal ve duygusal eğitimdir. Güzel ahlak sahibi ruhen mutludur, her şeyde bir güzellik bulur. İnsanlara faydalı olmaktan mutlu olur. Tatlı dilli, güler yüzlü, güzel sözlü, yumuşak huylu, hoşgörülü, affedici olan kişinin etrafında onu seven ve ona değer veren insanlar çok olur.

Ahlakı güzel olan kişi duygularının esiri olmaz, duygularına hâkim olur. İradesine hâkim olur. İnsanlar arasında sevilir, güvenilir. Asabi, kırıcı, bencil, kısaca kötü huylu insanların yanında menfaati olanlardan başkaları bulunmaz.

Ahlaklı insan, tatlı dilli, güler yüzlü, güzel sözlü, hoşgörülü ve affedici olur. Öfkesine yenik düşmez, gerektiğinde empati yapar, insanlara değer verir. Ahlaklı insan, başkalarının elinden ve dilinden emin olduğu kimsedir

Bir toplumu oluşturan bireylerin huzurlu, mutlu ve başarılı olabilmesi için, toplumu oluşturan bireylerin; Bireysel ahlaka, Toplumsal ahlaka, İş ahlakına, toplumda geçerli olan kurallara uymaları gerekir.

Bireysel olarak ahlaklı olan bir kişi, öncelikle kendi çıkarlarını değil, toplumun çıkarlarını ön plana alır. Üzerine düşen görev ve sorumlulukları en güzel şekilde yerine getirir. Kendi çıkarı için topluma zarar verecek şeylerden kaçınır. Kısaca “Ben” değil, “Biz” der.

Toplumsal ahlakın olduğu yerde, toplumu oluşturan bireyler, toplumda geçerli olan toplumsal ahlaka ve toplumda geçerli olan kurallara uyarlar. Başkasının hakkına tecavüz etmezler, birbirlerine saygı gösterirler, nezaket ve görgü kurallarına uyarlar. Toplumu oluşturan bireyler kendi hakkına kimsenin dokunmayacağına, kimsenin de hakkı olmayan şeyi istemeye ve almaya teşebbüs etmeyeceğine inanırlar. Kendi haklarını bilirler ve ona razı olurlar.

İş ahlakının geçerli olduğu yerde, insanlar işine zamanında giderler. Yaptıkları işi en güzel şekilde yaparlar. İşyerinin kurallarına uyarlar. İşyerinde uyum içinde çalışırlar. Zamanında işten çıkarlar. İşyerinde kendilerine verilen sorumluluğu en iyi şekilde yerine getirirler. İşyerinde verimli çalışır ve hak ettiği ücreti de almalıdır.

Her insanın başına bir kontrol görevlisi dikemezsiniz. İnsanlar kontrol görevlisi de olmadan işlerini en güzel şekilde yapabiliyorlarsa o toplum iş ahlakı yönünden istenen olgunluğa erişmiş demektir.

Bir kurumda çalışan insanlar yönetici olmadan da işlerini en güzel şekilde yapabiliyorlarsa o toplumda iş ahlakına uyuluyor demektir. Bir okulda yönetici veya nöbetçi öğretmen hatırlatmadan, öğretmenler derslerine zamanında giriyor, dersi en verimli şekilde anlatıyor ve zamanında dersinden çıkıyorsa o okulda görevli olan kişiler arasında iş ahlakı ön planda tutuluyor demektir.

Güzel ahlaklı kişi, insanların kendisinden zarar gelmeyeceğine emin olduğu kişidir. Ahlakı güzel olan kişiler, insanlar tarafından sevilir, takdir edilir ve güvenilir. Güzel ahlak kişinin değerine değer katar. İnsanların bir kişi hakkında, onun olmadığı yerde onun “iyi bir insan” olduğunu söylemesi o kişi için en iyi yazılı olmayan değerlendirme ve ödüldür.

Darda kalan bir insanın malını değerinin çok altında bir fiyatla almak hukukidir, ancak ahlaki değildir. Tarih boyunca bilge insanlar, erdemli/ahlaklı insan olmanın önemini anlatmışlar ve bu uğurda mücadele etmişlerdir. Peygamberler güzel ahlakı toplumda hâkim kılmaları için gönderilmiştir.

Kişinin ahlaklı oluşu, kendisi ile birlikte topluma faydalı olur.  Güzel ahlakın hâkim olduğu toplumlarda, güçlü olanlar değil, haklı olanlar kazanırlar. Sevgi, saygı, verimlilik, yardımlaşma ve paylaşım temelli bir yaşam olur.

Tarih boyunca makamı ve malı ile övünen nice krallar, sultanlar, padişahlar, firavunlar, nemrutlar, Karunlar yaşamıştır. Hepsi de unutulup gitmiştir. Güzel ahlakı ile meşhur olan kişiler bu gün bile insanların gönlünde yaşamaktadırlar.

Hani derler ya; “Öldükten sonra nasıl anılmak istiyorsan öyle yaşa.”

 

Hurşit EKİNCİ

Eğitimci- Yazar