20. Millli Eğitim Şurasına Yönelik Tespit Öneri Talep ve Görüşler

0
241

Milli Eğitim Bakanlığı’nın  Eğitimde Fırsat Eşitliği teması ile düzenlediği 20. Milli Eğitim Şurası’na sunulmak üzere eğitimle ilgili görüş ve önerilerimi sizlerle paylaşmak istiyorum.

Şuranın,  eğitimdeki aksaklıkların giderilmesi, eksikliklerin tamamlanması, eğitim sisteminin Dünyadaki eğitim sistemleri ile uyumlu hale gelmesi, yarının ihtiyacı olacak eğitimin çocuklarımıza ve insanımıza verilmesi, evrensel değerler ile milli değerlerin harmanlanarak bize uygun bir eğitim sisteminin ortaya çıkmasını ümit ediyorum.

Eğitim konusunda araştırmaları, incelemeleri ve çalışmaları olan, kitaplar yazmış,  Milli Eğitimin çeşitli kademelerinde öğretmenlik, müdür yardımcılığı, okul müdürlüğü ve milli eğitim müdürlüğü görevlerinde bulunmuş biri olarak  faydalı olur ümidi düşüncelerimi sizlerle paylaşmak istiyorum. Çünkü bu ülkeye, bu millete ve  bu vatana minnet borcumuz var.

Eğitimde uygulanması gereken fikirler kısa, orta ve uzun vadeli olarak düşünülmelidir.Konuyu öğretmen, öğrenci, yönetici, müfredat, aile ve yaygın eğitim başlıkları altında sizlerle paylaşmayı uygun buldum.

ÖĞRETMEN

Öğretmen ne kadar nitelikli ve başarılı olursa, öğrenci de o kadar kaliteli bir eğitim almış olur. Öğretmen mesleğini sevmeli, alanında bilgili, “aranan insan, marka insan” olmaya çalışmalı,  öğrenmeyi ve öğretmeyi iyi bilmeli,  olumlu iletişim kurabilmeli, kendisini sürekli yenilemeli, davranışlarıyla, yaşam tarzıyla, tutralı olmasıyla öğrenciler için olumlu rol model olmalıdır.

Öğretmen alımında, alanında doktora ve yüksek lisans yapmış öğretmen adaylarına ek puan verilmelidir. Akademisyenlerin (profesör, doçent ve araştırma görevlisi ) haftada en az iki saat istediği bir öğretim kurumunda ücretli derse girmeleri sağlanmalıdır. Bu çalışma akademisyenlerin sahada olmalarını ve bize uygun çözümler üretmelerini sağlayacaktır.

Fen liseleri ve proje okulları gibi eğitim kurumlarına sınavla veya alanında doktora ve yüksek lisans yapmış öğretmenler alınmalıdır.

Öğretmenlere seminer dönemlerinde, bazı öğretmenlerin ”örnek ders” anlatmalarının sağlanması ve diğer öğretmenlerin ders anlatımı ile ilgili gördüğü eksiklikleri, güzellikleri söylemeleri, olumlu ve olumsuz eleştiriler yapmaları istenmelidir. Böylece öğretmen kendi ders anlatımındaki eksiklikleri görmüş olur.

Öğretmen ders anlatmaktan çok, öğrenci ile birlikte konuyu işlemeli, öğrenciye rehberlik etmelidir. Öğretmen öğrenciye dersi sevdirmeli, öğrencide öğrenmeye karşı merak uyandırmalıdır. Öğretmen etkili öğrenme, öğretme ve etkili olma yöntemlerini öğrenmeli, kendisini yenilemelidir. Öğretmen teknolojiyi kullanmayı iyi bilmeli ve derslerde görsellere ve uygulamalı eğitime önem verilmelidir.Öğretmen öğrenciye bilgiden bilgi üretmeyi, bilgiye ulaşmayı, bilgiyi kullanmayı öğretmelidir.

Her öğretim yılı sonunda öğretmenden yılsonu eğitimle ilgili gördüğü aksaklıkların olduğu, daha iyi bir eğitim için nelerin yapılabileceğine dair yılsonu değerlendirme raporu alınmalıdır. Her öğretim yılı başlamadan önce öğretmenden yeni öğretim yılı ve genel olarak eğitimle ilgili görüş ve önerilerinin olduğu raporlar istenmelidir. Raporların bir sureti öğretmenin dosyasına konmalıdır. İlçede toplanan raporlar özet haline getirilerek, ile gönderilmeli, ilde raporlar özet haline getirerek Bakanlığa gönderilmelidir.

Her öğretmenin anlatacağı örnek bir ders dijital ortama kaydedilerek saklanmalıdır. Öğretmene sorumluluk verip takip edilmezse öğretmenden istenilen başarıyı almak genelde mümkün değildir.

Çalışan öğretmenle, yeteri kadar çalışmayan (verimli olmayan) öğretmen ayırt edilmelidir. Öğretmenlere başarılarına göre; öğretmen, uzman öğretmen ve başöğretmen gibi ünvanlar verilmelidir.

ÖĞRENCİ

Okulların girişine imkânım olsa “Önce saygı ve disiplin” yazardım. İnsanların birbirlerinin fikirlerine, yaşam tarzlarına, kıyafetlerine… saygı göstermediği ve disiplinin olmadığı bir yerde kaliteli eğitim olmaz.

Saygı göstermek (hürmet, değer verme) çocuklara öncelikli olarak öğretilecek ve kazandırılacak davranışlardan olmalıdır. Saygı, çocukta başkalarına karşı merhamet duygusunu geliştirir. Merhamet duygusu, fedakarlık ve yardım etme duygularını geliştirir. Saygı diğer değerlerin gelişimini sağlar.

Öğrenci disiplin yönetmeliği değiştirilmelidir. Öğretmene karşı işlenen suçların cezası ağırlaştırılmalıdır. Gerekirse öğrenci kısa sürede olsa örgün eğitimin dışına çıkarılabilmelidir.

Öğretmen kendisini sınıfta güvende hissetmelidir. Öğretmen, öğrenci ve medyaya karşı korunmalıdır. Öğretmen ile öğrenci arasında olabilecek olumsuzlukların basında yer alması engellenmelidir. Öğretmene okulda “dokunulmazlık” verilmelidir.  Öğretmene karşı işlenilen suçlar affedilmemelidir.

Öğretmen “dersimi kazasız belasız nasıl atlatırım” düşüncesinde olmamalı, “ öğrencilerime daha fazla şeyleri nasıl öğretebilirim” düşüncesinde olmalıdır.

Her öğrenci liseye gitmemelidir. Diploma notu belirli bir puanın altında olan öğrenciler mesleki eğitim merkezlerine gitmelidir. Orada ihtiyaç duyulan; su tesisatçısı, kaloriferci, demirci, kaynakçı… gibi alanlarda öğrenim görmeleri sağlanmalıdır.

Anadolu liselerine ortaokuldan mezun olan her öğrenci alınmamalı ve belirli bir not ortalaması şartı aranmalıdır. Anadolu liseleri başarısız öğrencilerin öğrenim gördüğü bir okul türü olmaktan çıkartılmalıdır. Üniversiteyi kazanma ihtimali olmayan öğrencilerin lisede geçireceği zaman hem öğrenci, hem okul, hem milli servet için kayıptır.

Öğrencilere verilecek eğitimin temeli güzel ahlak olmalıdır. Güzel ahlak temelli disipline önem verilmelidir. Çocuklarımıza 0- 10 yaş arasında öncelikli olarak olumlu davranışlar (güzel ahlak) kazandırmaya yönelik eğitime öncelik verilmelidir.

Öğrencilerin yeteneklerine göre yönlendirilmesi sağlanmalıdır. Öğrencinin dersleri haricinde yetenekleri doğrultusunda: Spor, sanat, müzik ile ilgili ilave eğitim almaları sağlanmalıdır. Öğrencilerin kılık kıyafet konusu önemsenmelidir.

Çocuklarımıza ihtiyacı olan, zihnen ( akademik ), bedenen (spor) ve ruhen eğitim verilmelidir.

Öğrencilerimiz, düşünen, araştıran, sorgulayan, bilgiyi elde etmesini bilen, kaliteli okuyan, kaliteli soru sorabilen, kendisini ifade edebilen, teknolojiyi kullanabilen, yetenek ve ilgi alanlarına göre eğitim almış, en az bir dil bilen bireyler olarak yetiştirmelidir.

Ezberci eğitimden vazgeçilmelidir. Ezberci eğitim: Kişinin bilgiye sınavdan başarılı olana kadar ihtiyaç duymasıdır. Bilgi fabrikaya giren bir hammadde gibi düşünülmelidir. Nasıl ki fabrikaya giren hammadde, fabrikada işlenerek mamul hale geliyorsa; öğrencinin öğrendiği bilgiyi zihnen ve bedenen  işleyip hayatında kullanacağı, hayatını  kolaylaştıracak hale getirmesi öğretilmelidir. Bilgi doğru, güncel ve ihtiyaç duyulan bilgi olmalıdır.

YÖNETİCİ ATAMALARI

Okul müdürü atamaları için  yapılacak mülakatlarda mevzuattan daha fazla; kişinin geçmişte eğitimle ilgili olarak neler yaptığı, yönetici olması halinde neler yapacağı, projelerinin neler olduğu sorulmalı, belgelendirmesi istenmelidir.Müdür adayınca sunulacak  projelerin gerçekleşme imkânı olup olmadığı sorgulanmalıdır. Ehliyet ve liyakata önem verilmelidir.

Okul müdürleri zaman zaman etkili öğretmenlik, etkili yönetim, proje uygulamaları… gibi güncel konularla ilgili seminerlere alınmalıdır. Eğitimdeki yenilikler konusunda öncelikle okul müdürüne gerekli eğitim verilmeli ve okul müdürü benzer çalışmaları öğretmenleri ile yapmalıdır.

Okul müdürlerinin, ders yerine haftada altı saat rehberlik ve denetim adı altında öğretmenlerin derslerine girmeleri sağlanmalıdır. Okul müdürünün dersine girdiği öğretmeninin ders anlatımını dinlemesi, ders sonrası uygun bir ortamda öğretmene, eksikliklerinin  ve güzel yönlerini söylemesi sağlanmalıdır. Hangi tarihte hangi saatte hangi öğretmenin dersine girdiği  kayıt altına alınmalıdır.

Denetim ve rehberlik öğretmenlerin görevlerinde daha titiz ve verimli olmalarını sağlayacaktır.

MÜFREDAT

Öğrencilere okuduğu metni anlama, düşünme, metinden çıkarım yapma, bilgiyi mukayese edebilme, bilgiden bilgi üretebilme, bilgiyi kullanma öğretilmelidir. Bilginin güncellenmesi ve hayatı kolaylaştırıcı olması sağlanmalıdır.

Ders konuları güncellenmelidir. Öğrencilerimize kendi tarihimiz, kültürümüz, bizi biz yapan değerlerimiz… öncelikli olarak öğretilmeli ve sevdirilmelidir. Öğrenciler düşünmeye ve araştırmaya teşvik edilmelidir. Eleştirel düşünce öğretilmelidir. Öğrenci ezberci değil, yaparak öğrenmeli. Sınavlarda 50 puan anlatılan konulardan, 50 puan da öğrencinin konu ile ilgili orijinal düşünceleri olmalıdır.

Anlatılan konuların günümüze verdiği mesajlar öğretilmelidir. Örneğin: Tarihte Ankara Savaşı’nı anlatırken; savaşın tarihi, yeri ve sonuçları yerine, günümüze vereceği mesajlar öncelikli olarak  öğretilmelidir. Savaşın nedenleri, savaş sonrası taht kavgaları, 40 binden fazla kardeş kanının akması, ülke savunmasının zayıflaması, fetihlerin durması, ihanetler… anlatılmalıdır.

Dünyadaki gelişmeler takip edilmeli, evrensel değerlerle milli değerler harmanlanmalıdır.

AİLE

Eğitimin en önemli merkezi aile olmalıdır. Aile ne kadar iyi olursa toplum da o kadar iyi olur.  Okullarda ailede eşlerin görevleri, karşılıklı sorumlulukları, iletişim, ideal bir ailede anne ve babanın görevleri, çocukların eğitiminde anne ve babanın sorumluluklarının anlatılacağı aile eğitimi seminerleri verilmelidir.

Uzun vadede: İlkokuldan üniversiteye kadar, içerisinde aile eğitimi,  çocuk eğitimi, değerler eğitimi, davranış eğitimi, duygu eğitimi ve irade eğitimi gibi konuların olduğu;  “Karakter Eğitimi” adı altında bir ders konulmalıdır.

Evler çocuğun hayata hazırlandığı, olumlu davranışlar kazandığı, huzurun ve hayatın merkezi olmalıdır. Evlerde kitabın okunacağı, bilgi ve tecrübelerin paylaşılacağı, oyunla destekleneceği aile saatleri yapılması teşvik edilmelidir.

Evde çocuğa kitap okuma alışkanlığı kazandırılmalı, bilginin ve öğrenmenin önemi ve hayatımızdaki yeri anlatılmalıdır. Çocuğa okul, öğretmen ve öğrenme sevdirilmeli.

Günün ihtiyaçlarına göre anne ve babanın eğitimi; okullarda düzenlenecek seminerlerle, hazırlanacak kitaplarla, evlere gönderilecek bilgilendirme notlarıyla… yaşam boyu devam etmelidir.

Okulların çok amaçlı salonlarında velilere yönelik: Aile eğitimi, çocuk eğitimi, değerler eğitimi, anne çocuk sağlığı, sağlıklı beslenme, teknoloji bağımlığı, alkol ve uyuşturucu… gibi  ihtiyaç duyulan konularda seminerler yapılmalıdır. Her velinin aile eğitimi alması sağlanmalıdır.

Tecrübelerimden biliyorum ki seminere katılan veli  çok az olur. Ancak seminere katılan her veli için, çocuğa sosyal sorumluluk puanı adı altında puan verilirse, verilecek puanın çocuğun sınıf geçmesinde veya bir üst öğrenime gitmesinde etkisi olursa inanın çocuklar anne ve babalarını zorla okula getirirler.

Aile eğitimi seminerlerini gönüllü bütün öğretmenler verebilmeli. Bunun için formatör öğretmen yetiştirme kursları açılmalıdır. Eğitim, olumlu davranış ( güzel ahlak) ağırlıklı olmalıdır.

Okul aile birliği güçlendirilmeli. Okul kitapları okul aile birliği tarafından az bir ücret karşılığı öğrencilere verilmeli. Kitaplar yılsonunda toplanarak ertesi yıl yeniden öğrencilere verilmeli. Fakir öğrencilerden ücret alınmamalıdır.

Maddi durumu iyi olan öğrenci velilerinden her ay az bir miktar da olsa okula bağış alınmalıdır. Bu kaynak okulun ihtiyaçları ve eğitimde kaliteyi yükseltmek için kullanılmalıdır.

YAYGIN EĞİTİM

Eğitim, doğumla başlayıp ölümle neticelenen bir hayatı kapsamalıdır. Eğitim hayat boyu devam etmelidir. Halk Eğitim Merkezlerinin alanları, imkanları artırılmalı; gerekirse 24 saat açık tutulmalıdır.

Halk Eğitim Merkezleri bünyesinde, insanların meslekleri, ilgi alanları ile ilgili yenilikleri öğreneceği  kurslar, araştırma yapabileceği bilgisayar sınıfları ve kütüphanelerin olduğu, emeklilerin uğraş alanı olacak kursların açıldığı ve sergi salonlarının, kitap okuma salonlarının  olduğu bir yapıya dönüştürülmelidir.

Halk Eğitim Merkezleri ihtiyaç duyulan alanlarda eleman temin edebilmeli, okullarda okul idaresi ile ortak kurslar açabilmeli ve seminerler düzenleyebilmelidir.

DEĞERLER EĞİTİMİ

Çocuklarımıza değerlerimiz öncelikli olarak öğretilmeli ve yaşam biçimi haline getirilmelidir. Değerlerin öğrtileceği ve yaşam biçimi haline getirileceği yer ailedir. Günümüzde çocukların medyadan veya çevreden olumsuz etkilenmesini ve sorunlu bireyler olmalarını önlemenin en önemli yolu ailede öğretilen ve yaşam biçimi haline getirilecek olan değerlerimizdir.

Çocuğa 3 yaşından itibaren yaşına, gelişimine uygun bilgi, beceri ve olumlu davranışlar öncelikle ailede verilir. Aile eğitimine uygun kitaplar, broşürler ve seminerler ailelere  ücretsiz verilmelidir.

Değerler, ailelere çocukları ile ilgili verilmek istenen mesajlar hikayeleştirilmeli, rehber öğretmenlerin rol alacağı tiyatro gösterileri düzenlenmeli, tiyatro gösterilerine velilerin katılımı sağlanmalı, tiyatro gösterimi  il genelindeki okullarda sergilenmelidir.

 HurşitEKİNCİ                                                                                                                                                                                                                                                         Eğitim Uzmanı